yaratıcı endüstriler- elektrikli otomobil / optimist ocak 2014

yaratıcı endüstriler- elektrikli otomobil / optimist ocak 2014

Reklamlar

tasarım ile liderlik, tasarım ile değişim

2014 yılında tasarımı asla bildiğimiz değerler üzerinden konuşmayacağız.

Yeni bir yılın ilk günlerinde dünya, tasarım adına yepyeni bir çağın da başlangıcını kutsuyor gibi. Aslında neredeyse son 5 yıldır ivmelenen bu dönüşüm, geçtiğimiz aylarda yayınlanan onlarca makale, konferanslarda yapılan sunumlar ve ardarda basılan yeni kitaplar ile artık tescillendi. 2014 yılında tasarımı asla bildiğimiz değerler üzerinden konuşmayacağız.

Size bu kez, beni bu dönüşüm ile ilgili olarak heyecanlandıran yayınlardan sadece ikisinden bahsedeceğim; umuyorum yeni yıl için bu iki önerim sizler için de yenilik ve heyecan kaynağı olsun.

İlk yayın, Maria Giudice ve Christopher Ireland tarafından kaleme alınmış olan “Rise of the DEO / Leadership by Design”. Bugüne dek meslek pratiklerinin yanısıra tasarımın yönetimsel gücünü kendi kariyerinde ve yeni girişimler yaratmada kullanmış bir kişi olarak bu kitap bana ilaç gibi geldi; geçtiğimiz ay bir çırpıda okudum.

Kitap isminden de anlaşılabileceği gibi, yeni çağda, firmalardaki CEO (Chief Executive Officer) ların yanında aynı yetkilerde DEO (Design Executive Officer) ların da  alacağını (yada CEO ların, DEO özellikleri taşıyan kimselere dönüşmesi gerektiğini) savunuyor özetle.

Tasarım kelimesi özellikle iş dünyası için bugüne kadar inovasyon, rekabet, yenilik ile özdeşleşti. Bu kavramı tanımlayan pek çok geçerli açıklama var. Kitapta bunların hiçbirinin yeterli olmadığından bahsediliyor. Tasarım “iş”inin özüne indiğimizde aslında “değişim” den bahsediyoruz. Yeni bir ürün, sistem veya organizasyon tasarlamak mevcut olanı değiştirmek veya hiç olmayan bir öneri ile yepyeni (yani değişik) bir alışkanlık getirmektir. Tasarımcı bakış açısının en büyük gücü, değişim ve yenilik için risk alma cesaretinin olması. Bu nedenle  kitabın yazarları tasarım kavramının tanımına net olarak şunu ekliyor: Tasarım, kolektif değişimi teşvik etmektir.

Size önereceğim diğer yayın ise Patrick Newbery ve Kevin Farnham tarafından kaleme alınmış olan “ Experience Design / A Framework for Integrating Brand, Experience and Value “. “Deneyim Tasarımı” olarak Türkçe’ye tercüme edebileceğimiz bu kavram da son yılların altı hızla doldurulan yeniliklerinden biri. Kullanıcı Odaklı Tasarım yaklaşımı ile birlikte akademik ortamda fazlaca yaygın olan bu kavramı, iş dünyamıza yeterince etkin biçimde aktarabilmiş olsaydık, bugün tasarım pratiği ile iş dünyası arasındaki beklentiler biraz daha birbirine yaklaşabilmiş olurdu. Bu yayında en çok hoşuma giden, deneyim tasarımı kavramını sadece  ürün ve müşteri odaklı olarak ele almayıp, yönetsel bir düzeye çıkarabilmesi. Deneyim tasarımının, firmalar için en öncelikli kavramlar olan “marka” ve “değer”  kavramları ile  entegrasyonunu sağlayayan bir içerik sunuyor bu kitap.

Kitapta altı çizilerek değinilen konu, maker/designer dediğimiz yapıcı tasarımcılar ile işveren arasındaki anlayış farkı. Güzel olan şu ki her iki tarafı birbirine yaklaştıracak öneriler de bir ders kitabı hassasiyetinde sıralanmış durumda. Şu güne kadar tasarımcı tarafındaki problemlerin bu denli iyi ifade edildiği, diğer yandan da iş dünyasındaki bakış açısı ve önceliklere göre başarılı yol haritalarının önerildiği bir yayına rastlamadım diyebilirim. Kendi işinin patronu olan ve şirketlerinde yetkili olan tüm yöneticilere hararetle tavsiye ederim. Yaratıcı bir yıl olması dileklerimle.